Güncel

Hasta tutsaklardan duyarlılık çağrısı

Hasta tutsaklar Fevzi Arslan ve Şehriban Mimkara avukatları ile yaptıkları görüşmede maruz kaldıkları hak ihlallerini anlatarak, insan hakları savunucularına duyarlılık çağrısı yaptı.

Urfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Fevzi Arslan ile Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve kanser teşhisi konulan hasta tutsak Şehriban Mimkara cezaevinde maruz bırakıldıkları hak ihlallerini avukatları ile paylaştı.

Bağırsakları dışarı çıkmasın diye korse kullanmak zorunda olan Fevzi Arslan, hastane sevklerinde kötü muameleyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, ağız içi arama dayatması olduğunu söyledi. Kelepçeli muayene dayatıldığını belirten Arslan şunları söyledi:

“Doktora gittiğimiz zaman asker tarafından zaman yok denilerek soru sormamıza izin verilmiyor. Muayenemiz düzgün yapılmıyor.”  

Arama adı altında kaldıkları hücrelerin darmadağın edildiğini kaydeden Arslan, geçtiğimiz günlerde yapılan baskında battaniyelerine el konulduğunu belirterek “Dolapta eşyalarım çıkarıldı. Okuduğum Kur’an-ı Kerim’in üzerine indirildi” dedi. İdareye verdikleri dilekçelerin yanıtlanmadığını söyleyen Arslan, “Beyin kanaması geçirdim eskiden. Karın fıtığım var. Tedavim şimdiye kadar yapılmadı. Korse için anlam kalmadı. Doktor tarafından acil ameliyat lazım denildi. Ama yapılmıyor” diye aktardı.

Kanser hastasının tedavisi engelleniyor

Yakın zamanda kanser teşhisi konulan hasta tutsak Şehriban Mimkara da hastane sevklerinde sorunlarla karşı karşıya bırakıldıklarını belirterek, yaşadıklarını şu şekilde aktardı:

“Sevklerim geciktirildi. Sonrasında avukatlar ve milletvekilleri savcılığa durumumu bildirince hastane sevklerim yapıldı. Fakat bu sefer de iki kez biyopsi yapılmasına rağmen hastalığım hakkında bir tespit yapılmadı, yapıldıysa da bana söylenmedi. Üçüncü kez bana biyopsi yapıldığında ise ben neyim var diye sorduğumda kansersin denildi. Kanser olduğumu söyleyip bana hastalığımı açıklamadılar. Neyim olduğunu hala bilmiyorum. Bana bilgi vermiyorlar. İdareye yazdığım hiçbir dilekçeye dönüş alamıyorum. Şu an ailem hakkımda ameliyat kararı verildiğini duyduklarını söyledi. Bu konuda da bana herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Herhalde ameliyat olduğum gün söyleyecekler bilmiyorum. Hiçbir hazırlık yapma şansım olmadan ameliyata girmek istemiyorum. Ama bana bu şansı tanımıyorlar. Ameliyat olsam bile hastane doktor seçme şansım yok, en azından ameliyat olduktan sonra hastane nezaretinde kalmak istemiyorum. Orası çok kirli ve hijyenik değil. Eğer ameliyat olursam nezarette kalmak istemiyorum. Enfeksiyon riskim yüksek olduğu için temiz bir odada bakım görmek istiyorum. İdarenin doğru düzgün bilgi vermesini istiyorum.”

Ayakkabı çıkartılarak arama dayatması ile karşı karşıya bırakıldıklarını belirten Mimkara, uygulamanın insan onuruna aykırı olduğunu söyledi. Sık sık su kesintileri yaşandığını belirten Mimkara, kimi günlerde 5 gün boyunca su akmadığını sözlerine ekledi. Mimkara, kantin fiyatlarında fahiş fiyat artırımlarının olduğunu söyleyerek, ihtiyaç listelerinin hiçbir zaman tam olarak karşılanmadığını kaydetti.

Arslan ve Mimkara, hukuk örgütleri başta olmak üzere insan hakları savunucularına, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı durma, tutukluların sesini her mecrada dillendirme çağrısında bulundu.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu